16° Açık
  • EURO 6.35
  • DOLAR 5.75

Doğan Karabulut Yazdı: Sağlık çöküyor (mu?) …

Sağlık çöküyor (mu?) … Siyaset dışında en çok yazdığım konular, eğitim, kültürel değerlerimiz ve sağlık olmuş… Bu yazı da öyle… Son dönemde bazı günlerim, gırtlak kanserine yakalanan bir yakınımın mücadelesine destek vermekle geçti. Hastamızı, bu aydınlık kentte, en çok güvendiğim kurumlardan biri olan Ege Üniversitesi’ne (yani Hastanesine) yönlendirdim… Elbette her şey bizim gönlümüzde ve kafamızda […]
Çevre - Temmuz 15, 2019 8:07 am A A

Sağlık çöküyor (mu?) …

Siyaset dışında en çok yazdığım konular, eğitim, kültürel değerlerimiz ve sağlık olmuş…
Bu yazı da öyle…
Son dönemde bazı günlerim, gırtlak kanserine yakalanan bir yakınımın mücadelesine destek
vermekle geçti. Hastamızı, bu aydınlık kentte, en çok güvendiğim kurumlardan biri olan Ege
Üniversitesi’ne (yani Hastanesine) yönlendirdim… Elbette her şey bizim gönlümüzde ve kafamızda
yarattığımız imaja uyacak değil, tabii ki her şey “iyi” ve “ideal” kalamıyor… Tam anlamıyla hayal
kırıklıklarıyla dolu bir süreç oldu… Son yıllarda üst yönetimi defalarca değişen bir Kurum’a “alık aşık”
gibi aval aval bakarsanız, sadece duygularınızla hareket edip her şeyi toz pembe görürseniz “geçici
körlük” kaçınılmaz oluyor ve duyduğunuz safça sevgi “hastalıklı aşk” sıfatına girdiğinden ve sanki bir
taraf ihanet etmiş gibi olduğundan “boşanma” ile bitiveriyor!
Kanser hastasına, ameliyat için aylar sonrasına randevu veriliyor ve hasta eli kolu bağlı öylece
bekliyor; sanki kanser de beklermiş gibi!
Ameliyat “primli” denilen şekilde olursa, biraz şanslısınız sanki, ama para desteğiniz yoksa,
uzun ince dikenli bir yoldasınız, ne çıkarsa bahtınıza! Ameliyat öncesi ve sonrası hasta yakınlarının
sorularına tek bir cevap bile vermeden yürüyüp giden adamlar gördüm ben!
Dikkat! Burada profesöründen tutun da, intörnüne kadar uzanan geniş bir yelpazedeki doktor
arkadaşların kızıp gücenmesine, alınmasına, üzülmesine, açıklama yapmasına gerek yok! Ben yıllarca
onların içinde bulunduğu elverişsiz koşulları defalarca yazan ve TV canlı yayınlarında onların sorunlarına
“sanki kendim bir doktormuşum” kadar sahip çıkan bir adamım çünkü…
Çünkü ben -her ne kadar Hipokrat ile alakasını çoktan yitirmiş olanlarını gördüysem de- tek tek
kişilerden değil, kötü yönetilen bir sistemden söz ediyorum.
Durum bu.
“Hasbelkader” uzun bir zaman sonra Ege Üniversitesi’nde ameliyat “edilebilen” hastamız,
ameliyat sonrası bakımları ve elzem olan ışın tedavisi sürecine rağmen “ışın tedavisinde kullanılan

bilmem ne cihazı bozuk” gerekçesiyle başka hastanelere yönlendirildi! Malum(!), -Allah kahretsin-
kanser nazik bir şekilde rica edersen(!) hiç kıpırdamadan yerinde durur çünkü(!)

Ameliyat sürecinde hastanın durumunu sorduğumuzda “benim hastam değil, durumunu ameliyatı
yapan ekip bilir” diyenler, şimdi hastayı sürecin devamı için ameliyatı ile hiç alakası olmayan başka bir
Kurum’a gönderiyorlar!
Şu kentin en önemli değerlerinden biri olan Ege Üniversitesi’nin haline bakın!
***
Bir şey daha…
İzmir’de bir aile, iki çocuklarını sünnet ettirememekten muzdarip!
Daha dün soğanın domatesin patlayıp kaç liraya kadar tırmandığını biliyoruz değil mi;
S-400’lerden sonra aynı şeyin olmayacağı ne malum? Özel hastanelere binlerce lira veremeyecek olan
aile, “özel olmayan” hastanelere başvurduğunda yine “aylar sonrasına” gün veriliyor ! Ama çocuklardan
büyük olanın yaşı da gittikçe ilerliyor…
Sünnet yahu sünnet!
Müslüman memleketinde bir aile aylardır çocuklarını sünnet ettirecek yer bulamıyor!
Sağlık Bakanlığı, vizyonunu, “herkesin sağlık hakkına kolayca eriştiği Türkiye” diye,
misyonunu da “sağlık sorunlarına zamanında, uygun ve etkili çözümler sunmak” diye ifade ediyor…
Nasıl yani?

Çevre - 8:07 am A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.

sikiş izle antalya escort konyaaltı escort avrupa yakası escort ümraniye escort ataşehir escort ümraniye escort seks hikayeleri kadıköy escort anadolu yakası escort şişli escort beşiktaş escort ataşehir escort bayan anadolu yakası escort ümraniye escort bayan